2012-08-17

Lone Rhino

Lone Rhino

Sevgili Dünlük,

Sana bu satırları gözlerini sağa sola çevirdikçe karanlık da dahil tüm ihtimalleri görebilme gücüyle, sakin ve kusursuz göğü azar azar içine çeken, içinde kendinden bir türlü uzaklaşamamış bir yağmuru cam kırığı elleriyle böle parçalaya çoğaltan, kimilerine göre eski, kimlerine göre gerçek ve bazen sonu hiç gelmeyecekmiş hissi yaratan, sonra sonra alıştıkça yorulmuş duymalara uzanan, kaydı aslından pürüssüz bir şarkının nakaratından yazıyorum.

Sanırım artık tedavinin eşiğindeyim. Ben dünyayı çok büyütüyorum sevgili dünlük. Sonra da kendi ayakları üzerinde duramayacak diye korkudan yaşayamıyorum. Cevaplanmamış sorular, olduğu yerde tıkanıp kalan konuşmalar, uzattıkça anlamından da uzaklaşan diyaloglar, ince eleyip sık dokunmuş alt metinler, en samimi dünya barışları..

Ben yaşamayı hakettiğinden çok büyütüyorum sevgili Dünlük. Sonra bir bakıyorum ki boyumu aşmış. Sanırım artık yazmaktan, düşünmekten, üşenmekten, sormaktan, dinlemekten, bakmaktan, okumaktan, yemek yemekten, cümle kurmaktan, iskemlede oturmaktan, iskemleden kalkmaktan, yürümekten, varamamaktan, akıl yürütmekten, ukalalıktan, felsefeden, sosyolojiden, Freud’tan, Tarantino’dan, az mutlu sonlu kısa filmlerden, “ikircikli” kelimesini sevmekten, aslında bir durum olarak “sevmek”ten, özlemekten, kendi cevaplarımı kendim vermek zorunda kalmaktan, dünyanın benim etrafımda ne de güzel dönüyor olduğunu sanmaktan, ışıklardan, zaman mefhumundan, çaydan, sigaradan, ulaşmaya çalışmaktan, sadece çalışmaktan, sadece alışmaktan, saçmalamaktan, şarkılardan, uyumaktan, uyanmaktan, savaşmaktan, bazen ölmekten, sık sık yaşamaktan, “hal bu ki”lerden, “oysa ki” lerden, “o denli” lerden, ah bu yağmurlardan, ey bu rüzgarlardan, nihaventten, bulanıklıklardan, net görebilme denemelerimden, davetsiz kafiyelerden, üçüncü yenilerden, beşinci köşelerden, sakin görünme denemelerimden, sırlardan, sınırlardan, alışılmış insan ölümlerinden, halkların sanal kardeşliğinden, bir mesaj da ben vereyim kaygılarından, kaygıdan, kurumsal kimlikli aşklardan, ve listeyi gerekli gereksiz uzatmaktan yorulmak üzereyim.

Ah sevgili dünlük, ben giderken kimse gelmiyor. Acemiliğimin zirvesindeyim.

Ben artık ben olmayabilirim..

Ama insanlar konuşmaktan çok yoruldu sevgili Dünlük. Bizim suçumuz değil.

0 0 0 0 0