Güherçile

yüzleri toprak, elleri külhanbeyi,
dizleri titrek, tedirgin hayaller,
zaman zaman
anlamını bilmedikleri bir duvarın
sırasız önündeler.
ve birden bire telaşlanan o acemi kuşlar
yeni yüzyılda da bu sese alışamadılar..
belikli saçlarını kumbarasında biriktiren
durgun tenli, küçük gözlü, büyük bakışlı çocuk
bir bayram sabahına uyanacakmış gibi pırıl pırıl
büyümüyorsa da artık, üzülmüyor da.
incir ağacının altında durmaksızın yorulan
güleç yüzlü, huysuz adımlı, uysal sesli çocuk
babasının sonsuz dizlerinde dinleniyor,
üzülmüyorsa da artık, büyümüyor da.
sırasıdır.
kıyım,
bir kurşunun adres sormasıdır.
ve zaman,
güvercinli bir dize hayal edip
can sever olma zamanıdır
çünkü
ellerimize bulaşan bu koku
azelya değil
güherçile.
18112012
0 0 0 0 0